Destek Hattı 0533 148 6166

Kaza Tazminatı Hesapla

Aşağıdaki Bilgileri Doldurarak Kaza Tazminatı Hesaplaması Yapabilirsiniz.

Telefon Numaranızın Doğru Olduğundan Emin Olunuz, Aksi Halde Sistem Hesaplaması Sizlere Ulaşmayacaktır

Adli Muayene Formu Trafik Kazalarında Neden Çok Önemlidir?

Adli Muayene Formu Trafik Kazalarında Neden Çok Önemlidir?
  • Adli Muayene Formu Trafik Kazalarında Neden Çok Önemlidir?
  • 19-06-2019
  • Blog

Trafik kazalarında bir çok prosedür çok önemlidir ancak bunlardan bir tanesi olmazsa olmazlar arasındadır. Bu evrak kaza sonrası ilk gidilen hastanede tutulan adli muayene formudur. Adli muayene formu genel olarak kaza sonrası hastanelerin acil servislerinde doldurulur. Tabi ki acil servislerde bu formun doldurulması birçok sıkıntıyı da beraberinde getirmektedir. Bu makaleyi yazmamızdaki amaç genel olarak trafik kazaları sonrası yaralanmalı olarak hastaneye giden kişilerin adli muayene formu konusunda yaşadıkları sıkıntıları içermektedir. Gelin o halde madde madde nasıl bir süreç ve sorunlar kazazedeleri beklemekte görelim.

Acil Serviste Adli Muayene Formu Neden Tutulmakta

Aslında sorunun temeli belki de buradan başlamaktadır. Düşünün acile gelmiş belki son anlarını yaşayan belki çok ağır bir travma geçiren kazazedenin ilk tetkikleri acilde yapılır. Acillerin Türkiye’deki yoğunluğunu düşündüğünüz de buradaki görevli doktorun tam ve sağlıklı bir şekilde bir o hasta bir bu hasta sonradan tüm süreci etkileyecek formu tam olarak eksiksiz doldurması beklenebilir mi? Tabi ki beklenmez ayrıca ilk müdahale hayata tutma amaçlı olduğundan bazı tetkiklerin yapılmaması ve kazazede de oluşan tam durum tespiti adli muayene formuna eklenmeme durumları da söz konusudur. Adli muayene formlarının yani kısaca acilde tutulması çok doğru bir durum olmadığı net olarak ortadadır. Burada sağlık bakanlığı ve trafik dairesi bir yeni çalışma yaparak adli muayene formunun kaza sonrası gün yazılması ve buna özel bir birimle hastanın değerlendirmelerinin eksiksiz evraka işlenmesi elzemdir.

Adli Muayene Formunun Eksik Doldurulması

Trafik kazaları üzerine çalışma yürüten hukuk büroları ile bu makale öncesi yaptığımız görüşmelerde yaşadıkları ana sorunları sorma fırsatı bulup güzelde cevaplar edindik. Sizlere bu konuda ayrıntılı bilgi vermek ve olası bir kaza anında yapılması gerekenlere önceden hazırlıklı olmak çok güzel bir durum olacaktır. Trafik kazası olduktan sonra ülkemizde hastalar genel olarak ambulanslarla hastanelere kaldırılırlar. Ancak bazı hastalar kendi araçları veya olay yerinden geçen farklı kişilerin yardımları ya da kolluk kuvvetlerinin yardımı ile de hastanelere götürülebilirler. Tüm bu süreçlerde hastaneler de bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Trafik kazaları ve tren kazalarında uzman görüşü alınan ve birçok televizyon programında gördüğümüz Avukat Erkan Behçet Arıkan ile olan sohbetimizde bir kazazedesinin yaşadığı sıkıntıyı bizlere anlattı. Olay şöyle gelişmekte. İsmail K. İsimli kazazede Siirt’ten Van’a özel bir taşıma firması aracı ile seyahat ederken bulundukları araç şoförünün hatası sonrası karşı yönden gelen araç ile çarpışması sonucu kazazede otobüste baygınlık geçirmiş ve sonrasında hastaneye kaldırılmıştır. Hastane de ilk müdahalesi yapıldıktan sonra hasta bir günlük kontrol altında tutulmuş sonrasında taburcu olmuştur. Adli muayene formunda ayakta tedavi edilen hasta sonraki gün fenalaşmış İstanbul’da bir hastaneye kaldırılmıştır. Taburcu olduktan sonra uçakla İstanbul'a gelen hastanın sonraki süreci tam bir film konusu olmuştur. Önce iç kanama tespit edilen hastada sonradan kollarda ve ayaklarda kan pıhtılaşması ve beyin kısmında hasar tespit edilmiş. Ayakta tedavi olarak taburcu edilen hasta 20 gün içinde yürüyemez ve konuşamaz hale gelmiştir. Sonrasında avukat beyin anlattıkları aslında adli muayene formunun önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Kazada ayakta tedavi denilerek taburcu edilen hastanın son durumu sonrası harekete geçen ailesi kaza sonrası tazminat taleplerini bizzat sigorta firmasına yaparak talepte bulunmuşlardır. Ancak yapılan talepler adli muayene formu ile hastanın son durumu örtüşmediğinden formda ne kafaya darbe, ne el ve ayaklarda yaşanan sıkıntılar yer almadığından sigorta dosyayı arada bağ kurulamadığından red etmiştir. Sonrasında aile Erkan Behçet Arıkan ile görüşerek dosya avukat yardımı süreci ile yeniden ele alınmıştır. Erkan Bey’in anlattığına göre asıl uğraşı kazada bağ kurma noktasında verdiklerini acil doktoru ve oradaki tedavi ve tanıların yetersizliği sonrası hastanın bu hale geldiği hastanın o anlık durumu ile sonrasında gelişen durumun arasındaki bağın kurulması bir hayli süreç almıştır. Yazının başında da anlattığımız gibi adli muayene formunun hızlıca düzenlenmesi ve kişilerde zamanla gelişecek veya anlık tespit edilemeyen durumlarda sağlıklı raporu verilmesi birçok sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.

Adli Muayene Formunda Bazı Tanılar Eksik İse

Aslında makalemize konu olan durumda tam bu başlıktır. Üstteki örnekte yaşandığı gibi hastanın kaza sonucu malul duruma geldiğinin tespiti için hem avukatlık bürosu hem de aile bir hayli uğraşarak sonunda haklarına kavuşmuşlardır. Yine kısa bir örnek dinlediğimiz farklı bir avukat arkadaş olan Hasan Özer’de kaza sonrası ayağında ağrı hisseden ancak annesinin durumu ağır olduğundan onla ilgilenen ve hastanede kontrol için sonraki günü bekleyen bir vatandaşın başından geçen konuyu anlatmaktadır. Bu durumlarla da çok sık karşılaşılmaktadır. Burada mesele şudur. Kazazede önce ailesi ile ilgilenirken ayakta kaza ile oluşan parçalı kırığın farkına ertesi gün ayak şişmesi sonrası varmış ve hastanede adli muayene formunun tutulmaması sonrası birçok sıkıntı ile karşı karşıya kalmıştır. Burada kaza tespit tutanağında ismi olması ile kaza ile bağ kurularak kişi haklarına kavuşmuştur. Ancak bakıldığında kimi zaman hastanedeki yoğunluklardan ötürü yaşanan sorunlar kimi zamanda hastaların anlık kararları adli muayene formlarının tutulması önünde engel olmakta ve başka bir hukuki süreç doğmaktadır.

Adli Muayene Formlarının Hastane Kayıtlarında Olmaması

Son dönemde özellikle ülkemizde bazı hastanelerin bölünmesi veya isim değişikliği taşınması gibi durumlarda evrakların kaybolması gibi durumlar çok sık yaşanmaktadır. Hastane arşivlerinde adli muayene formlarının kaybolması da bir başka sorunun temelini oluşturmaktadır. Adli muayene formu olmadan örnek vermek gerekirse kaza ile ilgili rapor alınmak istendiğinde devlet hastaneleri kaza tespit tutanağı üzerinden değerlendirme yaparken adli tıp kurumları hastanın adli muayene formunu görmeden kesinlikle rapor yazmazlar bu durumda başka bir sıkıntı doğurmaktadır. Hastaneye girişi olan yatışı ve tedavisi olan kişinin adli formunun olmaması tazminat sürecinde büyük sorun olmaktadır.

Savcılık Dosyasında Adli Muayene Formunun Bulunması

Bir kaza yaşandığında aynı zamanda yaralanma veya ölüm durumlarında adli bir süreçte başlar. Polis veya jandarma gerekli tahkikatı yaptıktan sonra bir başka konuda savcılık ve ceza dava süreci olur. Bu süreçte savcılık adli kolluktan evrakları isterken hastanelerden de kişilerin evraklarını talep eder. Adli tıp değerlendirmesi yaparak kazazedenin durum tespitini ve haklılık payını ortaya koyar. Ancak adli dosyada da adli muayene formu yoksa yine farklı bir sıkıntı ortaya çıkacak demektir. Bazen dosyalarda eksiklikler süreçleri uzatmaktadır. Savcılık dosyasında adli muayene formunun olması ise tazminat sürecinde işleri hızlandırmaktadır. Savcılık süreci ayrıca kazada kusur dağılımları noktasında da önem arz etmektedir.

Adli Tıp Kurum Raporlarında “Adli Muayene Formu Zorunluluğu”

Kazalar sonrası yaralanan kişilerin sağlık raporu aldıkları yerler iki tanedir. Bir hastaneler devlet ve üniversite olmak üzere. İki ise adli tıp kurumlarıdır. Adli tıp kurumları bir hastayı incelerken eksik evrak konusuna çok dikkat eder. Öncelikle adli muayene formu hastanın yok ise kesinlikle rapor yazmazlar. Bunun nedeni hasta ile veya epikrizlerle kaza bağının kurulmamasıdır. Öncelikle kaza ile illiyet bağı kurdurulur. Sonrasında da ise rapor sürecine geçilir. Hatta adli tıp kurumları adli formdaki tanılar üzerinden değerlendirme yapar. Yukarıda belirttiğimiz gibi adli formda örnek vermek gerekirse ayakta sıkıntı yazmakta ama kafa yaralanması belirtilmemişse raporda eğer doktor bağı kuramaz ise sadece ayak kısmından hastayı değerlendirir. Bu ve benzeri durumlar çok sık yaşanmakta ancak trafik kazaları ile sürekli uğraşan hukuk büroları ile çalışıldığında bu sorunlar bir şekilde ortadan kaldırılmaktadır. Zira yüzlerce müvekkil ve olaydan edinilen bilgiler süreçlerde avukatlara destek olmakta ve kazazedeler haklarına kavuşmaktadır.

Adli Muayene Formu Sonradan Düzenlenebilir Mi?

Son olarak da bu soruya cevap vererek süreci makalemizi noktalayalım. Bu sorunun cevabı hayırdır. Zira adli muayene formu kişinin hastaneye başvurması sonrası kişi veya getirildiği ambulans yada adli kolluk kuvvetlerinin beyanları ile trafik kazası veya kaza sonrası olduğunun bilinmesi ardından ilk müdahalenin yapıldığı acil servislerde düzenlenir. Kazanın üstünden zaman geçtikten sonra hastaneye ben kaza yaşadım diye gelen kişiye olayın üstünden zaman geçtiğinden adli muayene formu düzenlenmez. Tedavisi yapılır. Bundan ötürü adli muayene formu hem dava süreci, hem kaza sonrası hakkımız var ise tazminat sürecinde önemli materyallerden bir tanesidir. Bundan ötürü bu konulara dikkat edilmelidir. Her zaman dediğimiz gibi hukuki süreçlerinizi muhakkak avukat yardımı ile yürütmeniz de fayda vardır.

E-bültene kayıt ol.
Hemen e bültene kayıt ol, fırsatları yakala